Bu sitedeki ilanlar satıcının tamamen gönül rızasıyla listelenmektedir.
Bu sitedeki ilanlar satıcıların
tamamen gönül rızasıyla listelenmektedir.
Gayrimenkul alım satımında sıkça duyduğumuz “haciz şerhi” terimi aslında pek çok kişi için biraz karmaşık olabilir. Borçlar, tapu işlemleri derken işler karışabiliyor. Ama endişe etmeyin, burada her şeyi en başından, adım adım anlatacağız.
Basitçe söylemek gerekirse, bir kişinin taşınmazına, borcunu ödemediği için alacaklı tarafından konulan resmi bir engeldir. Bu engel tapu kaydına işlenir. Böylece o mülkün devri, üzerine yeni ipotek konması veya belirli durumlarda satışı sınırlandırılır.
Mesela, biri bankaya, başka bir kişiye ya da devlete borçludur ve ödemezse, alacaklı borcunu tahsil etmek için resmi yollara başvurur. Mahkeme ya da icra dairesi devreye girer, taşınmazına haciz koyar. Bu tapu kayıtlarına işlenince de “haciz şerhi” oluşur.
Şerh, hem alacaklıyı korur hem de borçluya bir uyarıdır: “Borçlarını öde, yoksa malına el konulur.” Ancak burada önemli bir ayrım vardır:
Kamu borçları (SGK prim borcu, vergi borcu gibi) nedeniyle konulan haciz şerhinde, bu borçlar ödenmeden tapu devri yapılamaz.
Özel kişi veya firmalara olan borçlar nedeniyle konulan haciz şerhinde ise, borç devralan kişi tarafından üstlenilerek, mülk borçlarıyla birlikte devredilebilir.
Bu yüzden, hacizli bir taşınmazın satışı her durumda imkânsız değildir; fakat satışın şekli, borcun türüne göre değişir.
Haciz şerhi, alacaklının parasını güvenceye almak için konur. Borçlu borcunu ödemediğinde, alacaklı kendini garantiye almak ister. Şerh sayesinde taşınmaz üzerinde tasarruf yapılması kısıtlanır; böylece borç ödenene kadar alacaklının hakkı korunmuş olur.
Örneğin; vergi borcu olan bir mülk sahibinin taşınmazına, vergi dairesi tarafından haciz konduğunda, bu borç ödenmeden mülkün devri mümkün olmaz. Ancak özel bir şirkete borç nedeniyle haciz konmuşsa, alıcı bu borcu üstlenerek satın alma işlemini yapabilir.
Haciz türüne göre kısıtlamalar değişiklik gösterebilir, ancak genel olarak:
Bu kısıtlamalar nedeniyle, haciz şerhi bulunan bir taşınmazın satışı genellikle alıcılar açısından riskli bulunur ve mülkün değeri düşebilir.
Tapuda haciz şerhi görmek, sadece bir not değil; aynı zamanda ciddi bir uyarıdır. Çünkü haciz şerhi, taşınmazın satışı, devri ve bazı durumlarda kiraya verilmesi gibi işlemleri etkiler. Özellikle kamu borçlarında, alıcı borcu üstlense bile devrin gerçekleşmesi için borcun kapatılması zorunludur.
Bazen bir taşınmaz üzerinde birden fazla haciz şerhi olabilir. Bu, mülkün farklı borçlardan dolayı birden fazla engelle karşı karşıya olduğunu gösterir. Böyle durumlarda hangi borcun kamu borcu, hangisinin özel borç olduğu, hangi alacaklının öncelikli olduğu gibi ayrıntılar çok önemlidir.
Bu nedenle, haciz işlemlerinin detaylarını ve sonrasını iyi bilmek, hak kaybını önlemek için çok önemlidir.
Haciz şerhi konulduğunda tapu üzerinde çeşitli işlemler kısıtlanır. Bu sadece satışı değil, miras işlemleri, ipotek koyma, bağışlama gibi birçok işlemi de etkiler. Örneğin, haciz konulmuş bir taşınmaz üzerinde ipotek kurmak isteyen bir banka, haciz şerhi nedeniyle bu talebini yerine getiremeyebilir. Çünkü öncelik sırası alacaklıya aittir ve banka bu durumda risk almak istemez.
Tapudaki haciz şerhi, üçüncü kişilerin de bu taşınmazla ilgili işlem yapmasını etkiler. Örneğin, taşınmazı satın almak isteyen biri, tapu kaydını incelediğinde haciz şerhini görür ve genellikle alımdan vazgeçer. Bu da taşınmazın likiditesini düşürür. Haciz şerhi konulmuş bir taşınmaz, normal bir taşınmaza göre daha az alıcı çeker ve bu durum fiyatı da aşağı çeker.
Ayrıca haciz şerhi sadece bireysel borçlar nedeniyle değil, kamu alacakları için de konabilir. Vergi borçları, SGK prim borçları ya da belediye cezaları gibi borçlar nedeniyle de haciz uygulanabilir. Bu da süreci daha karmaşık hale getirebilir.
Tapu kayıtlarında haciz şerhinin olması, kimi zaman malik için sürpriz olabilir. Özellikle uzun süredir ilgilenilmeyen mülklerde ya da miras kalan taşınmazlarda bu durumla sık karşılaşılır. Bu nedenle, gayrimenkul alım satımı öncesinde mutlaka tapu kayıtlarının güncel hali incelenmelidir.
Tapuda haciz şerhi görüldüğünde, bu sadece basit bir değil; aynı zamanda taşınmazın hukuki durumu hakkında ciddi bir uyarıdır. Çünkü haciz şerhi, o taşınmazın sahibi adına yapılacak işlemleri sınırlarken, aynı zamanda potansiyel alıcılar için de risk işareti taşır.
Bazen bir taşınmaz üzerinde birden fazla haciz şerhi olabilir. Bu, mülkün farklı borçlardan dolayı birden fazla engelle karşı karşıya olduğunu gösterir. Böyle durumlarda satış süreci çok daha karmaşıklaşır ve dikkatli olunması gerekir. Hangi alacaklının öncelikli olduğu, şerhlerin hangi tarihte tapuya işlendiği gibi detaylar önem kazanır. Bu yüzden çoklu haciz durumlarında mutlaka bir uzmana danışmak gerekir. Peki, haciz şerhi konmuş bir taşınmaz kiraya verilebilir mi? Gelin birlikte inceleyelim:
Gayrimenkul alım-satımında ya da taşınmaz işlemlerinde “haciz” terimi sıkça karşılaşılan durumlardan biridir. Özellikle tapuda bir evin üzerinde haciz şerhi olduğunda, bunun ne anlama geldiği, ne gibi kısıtlamalar getirdiği, evin kiraya verilip verilemeyeceği gibi sorular akıllara gelir.
Peki, tapuda hacizli olarak görünen bir ev kiraya verilebilir mi? Bu yazımızda bu soruya hem yasal hem de pratik açıdan detaylı bir şekilde yanıt veriyoruz.
Haciz, bir borcun ödenmemesi durumunda alacaklının borcunu tahsil etmek amacıyla borçluya ait taşınmaz veya taşınmazlar üzerinde yasal engel koymasıdır. Bu engel tapu kayıtlarına “haciz şerhi” olarak işlenir.
Haciz şerhi, taşınmazın üzerinde borçlu tarafından tasarruf yapılmasını kısıtlar. Örneğin, hacizli bir ev genellikle kamu borçları varsa -SGK, vergi gibi-bu borç ödenmeden tapu devri yapılamaz, satılamaz, devredilemez ve üzerine yeni ipotek konamaz.
Ancak haciz şerhi, taşınmazın kullanılmasını tamamen engellemez. Burada kritik soru, evin kullanımı ve bu bağlamda kiraya verilmesinin mümkün olup olmadığıdır.
Haciz şerhi tapuda genellikle taşınmazın satışını engellerken, mülkün kullanımına ilişkin tüm işlemleri engellemez. Yani, hacizli evin sahibi, ev üzerinde tasarruf yetkisini tamamen kaybetmiş sayılmaz.
Bu kapsamda, taşınmaz sahibi evini kiraya verebilir. Haciz, mülkün üzerindeki mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz; sadece tasarruf haklarını sınırlar.
Türk Medeni Kanunu’na göre, taşınmaz sahibi mülkünü kullanma, faydalanma ve tasarruf hakkına sahiptir. Haciz, bu haklardan sadece tasarruf hakkını kısıtlar.
Kiraya verme ise, taşınmazın kullanılması ve faydalanılması kapsamında değerlendirilir. Bu yüzden hacizli taşınmazlar kiraya verilebilir.
Hacizli bir taşınmazın kiraya verilmesi, aslında normal bir taşınmazın kiralanmasıyla pek farklı değildir. Kiraya veren kişi, kiralama sözleşmesini hazırlar ve taşınmazın kullanım hakkını kiracıya devreder.
Ancak burada önemli nokta, kiracının haciz nedeniyle taşınmazın satışı veya başka hukuki işlemlerle ilgili riskler konusunda bilgilendirilmesidir. Kiracı, kira süresi içinde taşınmazın satılması durumunda tahliye veya yeni bir malik ile anlaşma zorunda kalabilir.
Kiralama sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri madde madde inceleyelim;
Kiracı, taşınmazın hacizli olduğunu bilmelidir. Bu bilgi, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkları önlemek için önemlidir. Aksi halde kiracı, habersizce riskli bir malı kiralamış olur.
Kiracı ile yapılan sözleşmeye, taşınmazın hacizli olduğuna ve olası tahliye risklerine dair özel maddeler eklenebilir. Böylece taraflar hak ve sorumluluklarını netleştirmiş olur.
Hacizli taşınmazın satışı halinde, yeni malik kiracıyı tahliye edebilir. Bu nedenle kira sözleşmesinde kira süresinin belirlenmesi ve tahliye koşullarının açıkça belirtilmesi önem taşır.
Kiracı, kira bedelini düzenli olarak ödemelidir. Eğer mülk satılırsa, yeni malik kiracıdan kira bedelini almaya devam edebilir. Ancak, bu süreçte herhangi bir yasal sorun yaşanmaması için kira bedelinin düzgün takibi gerekir.
Her ne kadar kiraya vermek mümkün olsa da bazı riskler bulunmaktadır.
Satış durumunda yeni malik, kira sözleşmesini feshedebilir ve kiracının tahliyesini isteyebilir. Bu durumda kiracı, taşınmazdan ayrılmak zorunda kalabilir.
Yeni malik, kiracıyla yeni bir kira sözleşmesi yapmayı tercih edebilir. Ancak mevcut sözleşmenin devri konusunda taraflar arasında anlaşmazlıklar yaşanabilir.
Hacizli taşınmazlar bazen uzun süredir boş kalmış olabilir. Bu nedenle mülkün bakım ve onarım durumu kötü olabilir. Kiracı, bu durumu göz önünde bulundurmalıdır.
Kiracının hakları, Türk Borçlar Kanunu ile korunmaktadır. Ancak hacizli taşınmazlarda kiracının durumu karmaşıklaşabilir. Kiracı, kira sözleşmesi süresince mülkü kullanma hakkına sahiptir. Ancak malikin değişmesi durumunda yeni malik kira sözleşmesini feshedebilir.
Bu nedenle kiracı, haklarını korumak için sözleşme hükümlerini iyi incelemeli ve gerekiyorsa hukuki destek almalıdır.
Kira sözleşmesine mutlaka haciz şerhi bilgisinin yazılması gerekir.
Sözleşmede kira süresi net ve açık şekilde belirtilmeli.
Olası tahliye durumlarına karşı önlemler alınmalı, tahliye şartları açıkça yazılmalı.
Kira bedelinin ne şekilde ve hangi tarihlerde ödeneceği belirtilmeli.
Kiracının ve malikin bakım sorumlulukları netleştirilmeli. Bu maddeler hem kiracı hem de mülk sahibi için olası anlaşmazlıkları önler.
Tapuda haciz şerhi bulunan bir evin kiraya verilmesi hukuken mümkündür. Haciz, taşınmazın satış ve devrini engeller ancak kullanımını tamamen kısıtlamaz.
Mülk sahibi, hacizli evi kiraya verebilir. Ancak kiracının hakları ve riskleri iyi değerlendirilmelidir. Kiracı mutlaka haciz durumundan haberdar edilmeli, kira sözleşmesi bu durumu açıkça belirtmelidir.
Kiracılar açısından tahliye riski her zaman göz önünde bulundurulmalı ve sözleşme hükümleri buna göre düzenlenmelidir.
Sonuç olarak, hacizli taşınmazlar kiraya verilebilir ancak hem kiracı hem de mülk sahibi için bazı riskler ve dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Bu süreçte hukuki destek almak, sorun yaşanmasını önler ve tarafların haklarını korur.
Haciz şerhinin kaldırılabilmesi için öncelikle durumun niteliğine bakılır. Eğer borç SGK veya vergi gibi devlete olan bir borç ise, bu borcun tamamen ödenmesi gerekir; aksi hâlde devir ya da haczin kaldırılması mümkün olmaz. Ancak özel bir firmaya olan borç nedeniyle haciz şerhi konulmuşsa, borç alacaklı ile anlaşma yoluyla veya borç devredilerek de çözülebilir. Borç kapandıktan ya da devredildikten sonra alacaklıdan haczin kaldırılması için yazılı belge alınır. Bu belge tapu müdürlüğüne sunulduğunda haciz şerhi resmen kaldırılır.
Bazen borcun tamamı ödenmez, yapılandırma ya da taksitlendirme yapılabilir. Hatta mahkeme kararıyla da şerh kaldırılabilir. Bu durumlarda mutlaka profesyonel destek almak en iyisidir.
Haciz şerhi olan taşınmazlar kamu borçlarının ödenmesi halinde satılabilir. Peki bu tür taşınmazların satışında alıcı ne kadar risk alır?
Gayrimenkul alırken herkesin hayali bellidir: sorunsuz, temiz tapulu ve güvenli bir mülk satın almak. Ancak hayat her zaman bu kadar basit işlemiyor. Kimi zaman cazip fiyatlarla karşımıza çıkan taşınmazlar, detaylı incelendiğinde tapularında haciz şerhi olduğunu gösteriyor. Peki bu ne anlama gelir? Bu tür mülkleri satın almak gerçekten büyük bir risk midir, yoksa doğru adımlarla bu süreç yönetilebilir mi? Gelin birlikte değerlendirelim.
Tapu müdürlükleri, haciz şerhi işlemlerinde çok önemli bir yer tutar. Taşınmazların kayıtları burada tutulur. Bu kayıtlar, mülk sahibi ve alıcı için hukuki güvence sağlar. Ancak bazen bazı hatalar yapılır. Bu hatalar işlemleri zorlaştırabilir. Alıcı ve satıcı mağdur olabilir. Aşağıda tapu müdürlüklerinde sık karşılaşılan haciz şerhi hatalarını ve bunlardan nasıl korunabileceğinizi anlatacağız.
Bir taşınmaza haciz konduğunda, bu bilgi hızlıca tapu müdürlüğüne bildirilmelidir. Böylece tapu kaydına işlenir. Ama bazen bu bildirimler geç gelir. Bazen de eksik olur. Böyle olunca tapu kaydında haciz şerhi gözükmez.
Eğer tapuda haciz görünmezse, alıcı yanlış bilgi ile mülkü satın alabilir. Sonra sorun çıkar. Bu durum büyük sıkıntılara yol açabilir. Tapu müdürlükleri, gelen bildirimleri zamanında ve eksiksiz işlemeli.
Haciz şerhi kaldırılırken tüm belgeler eksiksiz sunulmalıdır. Borcun ödendiğine veya alıcının tüm borçlarıyla aldığına dair belge mutlaka olmalı. Tapu müdürlüğü belgeleri kontrol eder. Eksik belge varsa şerh kaldırılamaz.
Bazı durumlarda borç kısmen ödenir ya da yapılandırılır. Böyle durumlarda belgeler daha da dikkatle incelenir. Eksik belgeyle işlem yapmak mümkün olmaz. Bu nedenle işlem gecikir. Alıcı ve satıcı arasında sorun çıkabilir.
Tapu siciline haciz şerhi ya da kaldırma işlemi kaydedilirken hata olabilir. Yanlış tarih girilebilir. Eksik isim yazılabilir. Taşınmazın bilgisi eksik kalabilir.
Bu tür hatalar zamanla büyük sorunlara yol açabilir. Hem alıcı hem satıcı sıkıntı yaşayabilir. Mesela, haciz kaldırılmış olsa bile tapu kaydı güncellenmemiş olabilir. Bu durumda mülk üzerinde işlem yapmak mümkün olmaz. Ya da tam tersine, haciz tapuya işlenmemişse, mülk hatalı bir şekilde satılabilir. Personelin yoğunluğu ya da sistem sorunları bu hatalara neden olabilir. Ama sonuçları ciddi olur.
Haciz şerhi konulurken ya da kaldırılırken, çoğu zaman alıcı ve satıcı yeterince bilgilendirilmez. Tapu müdürlüğünün, bu süreç hakkında tarafları zamanında ve net şekilde bilgilendirmesi gerekir.
Eğer bu bilgilendirme yapılmazsa, taraflar işlemin durumunu tam anlayamaz. Bu yüzden haciz kaldırılmadan işlem yapılmaya çalışılabilir. Böyle durumlarda işlemler uzar ve hem alıcı hem satıcı zarar görür. İşlemlerin her aşaması açık ve anlaşılır bir şekilde aktarılmalı. Böylece gereksiz sorunlar çıkmaz, süreç daha sağlıklı ilerler.
Haciz işlemlerinde icra dairesi ve tapu müdürlüğü birlikte çalışmalıdır. Ama bazen iletişim kopar. İcra dairesi haciz kaldırma kararı verse bile bu tapuya zamanında ulaşmayabilir. Sonuçta, tapu kaydındaki haciz şerhi silinmez. Taraflar mağdur olur. Beklemeler uzar, işlemler yavaşlar. Bu tür koordinasyon sorunları özellikle yoğun dönemlerde artar. Kurumlar arası iletişim güçlendirilmelidir.
Bazen borcun tamamı ödenmeden şerh kaldırılır. Bu yasal değildir (yukarıda bahsettiğimiz koşullar hariç). İleride tekrar haciz konabilir. Tapu müdürlükleri bu duruma dikkat etmelidir. Aksi halde alıcı yanıltılır. Mülkiyet hakkı tehlikeye girer.
Tapu müdürlüklerinde eski haciz kayıtları kalabilir. Kaldırılmış olmasına rağmen güncel kayıtlara yansımayabilir. Bu durum yeni işlem yapılmasını engeller. Taraflar karışıklık yaşar. Kayıtların güncel tutulması çok önemlidir. Böylece alıcı ve satıcı durumu doğru görür.

Bu hatalardan korunmak için bazı önemli adımlar atılmalı. Öncelikle belgeler eksiksiz olmalı; borç ödemesi ve haciz kaldırma işlemleri için gereken tüm evraklar tam hazırlanmalı. Çünkü eksik belge işlemleri geciktirir. Ayrıca, uzman desteği almak işleri kolaylaştırır ve süreci hızlandırır. İcra dairesi ile tapu müdürlüğü arasındaki iletişim kopmamalı; kurumlar uyum içinde çalışmalıdır. Tapu kaydı mutlaka kontrol edilmeli; güncel ve doğru olmasına dikkat edilmelidir. Hem alıcı hem de satıcı bunu önceden bilmeli. İşlem öncesinde taraflar net bir şekilde bilgilendirilmeli, prosedürler açıkça anlatılmalıdır. Böylece herkes görevini bilir, beklenmedik sorunlar yaşanmaz ve işlemler problemsiz sonuçlanır.
Örneğin, haciz kaydı yanlış girilirse ya da kaldırılmamışsa mülk devri gecikir. Bu da maddi zarara yol açabilir. Haciz şerhi kaldırma evrakları eksikse işlem tamamlanmaz. Alıcı mağdur olur. Satıcı da satışını zamanında yapamaz.
Yanlış bilgi nedeniyle hukuki anlaşmazlık çıkabilir. Mahkemeler, dava süreçleri başlaması iş yükünü artırır. Ayrıca maliyetler yükselir. Bu sorunların önüne geçmek için dikkatli olmak gerekir.
Tapu müdürlüklerinde işlemlerin sorunsuz olması için bazı noktalar önemlidir:
Eksik ya da yanlış kayıtların nedeni genellikle insan faktörüdür. Personelin yoğunluğu, dikkat eksikliği veya bilgi yetersizliği bu tür hataları artırır.
Sistemlerde teknik aksaklıklar da sorun yaratabilir. Eski yazılımlar güncel talepleri karşılamayabilir. Ayrıca kurumlar arası bilgi akışındaki kopukluklar da yanlışlıklara yol açar. Bunları önlemek için süreçler basitleştirilmeli ve sürekli denetlenmelidir.
Alıcı, tapu kaydını alırken haciz şerhini kontrol etmelidir. Haciz varsa riskleri bilmeli. Gerekirse hukuki destek almalı. Satıcı ise borcunu ödeyip haciz şerhini kaldırmakla yükümlüdür. Aksi durumda alıcı mağdur olur. Taraflar birbirine karşı dürüst ve şeffaf olmalıdır. Aksi halde sorunlar artar.
Borcun tamamı ödendiğinde alacaklıdan yazılı onay alınmalı. Bu belge tapu müdürlüğüne verilerek şerh kaldırılır. Bazı durumlarda borç yapılandırılır. Bu durumda yapılandırma belgesi ve alacaklının onayı gerekir. Şerh kaldırma işlemi için tüm belgeler eksiksiz olmalı. Gecikme yaşanmamalıdır. Süreç bazen uzun olabilir. Sabırlı olmak gerekir.
Tapu kaydındaki haciz şerhi, taşınmaz üzerinde kısıtlama olduğunu gösterir. Bu şerhin olduğu mülkün satışı sınırlıdır. Alıcılar mutlaka tapu kayıtlarını dikkatlice incelemeli. Gerekirse uzmanlardan destek almalı. Satıcı, borcunu kapatmadan mülkünü satmamalı. Aksi durumda yasal sorunlar ortaya çıkar.
Sonuç; Tapu müdürlüklerinde haciz şerhi işlemleri dikkat ve özen ister. Hatalar büyük sorunlara yol açabilir. Hem alıcı hem satıcı mağdur olabilir.
İşlemlerde belgeler tam olmalı. Kurumlar arası iletişim güçlü olmalı. Taraflar bilgilendirilmeli. Profesyonel destek almak işleri kolaylaştırır. İşlemler hızlanır ve güvenli olur. Sonuçta amaç, herkesin hakkının korunmasıdır. Tapu kayıtlarının doğru olması, güvenli alım satım için şarttır.
Öncelikle kısa bir hatırlatma yapmakta fayda var. Haciz şerhi, taşınmaz sahibinin bir borcundan dolayı icra takibine uğraması sonucu, alacaklının talebiyle tapu kaydına konulan bir engeldir. Bu şerh, taşınmazın satılmasını, devredilmesini, ipotek verilmesini ya da başka bir şekilde işlem yapılmasını engeller. Yani haciz şerhi, hem alacaklının hakkını güvence altına alır, hem de borçlunun mal üzerinde serbestçe tasarruf etmesini durdurur.
Ancak bu durum mülkün tamamen satılamaz olduğu anlamına gelmez. Haciz şerhi olan taşınmazlar çeşitli yollarla satılabilir. Fakat burada önemli olan, bu satışın nasıl yapıldığı ve alıcının ne kadar dikkatli davrandığıdır.
Haciz şerhi olan bir evi ya da arsayı almak teknik olarak mümkündür. Ancak bu, otomatik olarak güvenli bir alışveriş anlamına gelmez. Çünkü tapuda kayıtlı olan haciz, o mülkle ilgili hukuki ve mali bir sorunun varlığını işaret eder. Bu da alıcının, eğer yeterince araştırma yapmazsa, istenmeyen durumlarla karşılaşma riskini artırır.
Örneğin, haciz şerhi olan bir taşınmazı doğrudan sahibinden almak isterseniz, şerhin kaldırılmamış olması nedeniyle satış işlemi tapu müdürlüğü tarafından reddedilebilir. Ya da borç nedeniyle satış gerçekleşse bile, mülkün üzerindeki borçların bir kısmı sizin üzerinize kalabilir. Bu nedenle, haciz şerhi olan bir mülkü almadan önce detaylı bir tapu incelemesi ve hukuki danışmanlık almak şarttır.
Hacizli bir mülk satın alırken karşılaşabileceğiniz başlıca riskleri şöyle sıralayabiliriz:
Hacizli mülkü aldığınızda, eğer borçlar hakkında yeterince bilgi sahibi değilseniz, tapu devrinden sonra bazı borçlar sizin karşınıza çıkabilir. Özellikle kamu borçları ya da vergi borçlarında bu durum daha sık yaşanır.
Satın alınan mülkte hâlâ borçlu kişi veya bir kiracı oturuyor olabilir. Eğer tahliye işlemi yapılmadıysa, yeni alıcı olarak bu süreci sizin takip etmeniz gerekir. Bu da hem zaman hem de ekstra masraf anlamına gelir.
Bazı durumlarda alacaklı, borç kapansa bile şerhi kaldırma konusunda gecikebilir ya da işbirliği yapmayabilir. Bu da sizin mülkle ilgili işlem yapmanızı uzun süre engelleyebilir.
Hacizli mülklerin bazıları, alıcı için cazip görünebilir çünkü fiyatı düşüktür. Ancak bazen bu düşük fiyatın arkasında yüksek onarım giderleri, yasal pürüzler veya tahliye sorunları gibi ciddi maliyetler olabilir. Bu yüzden fiyat düşük diye hemen karar vermemek gerekir.
Kesinlikle evet. Haciz şerhi olan bir mülkü alırken tüm riskleri ortadan kaldırmak mümkün değil belki ama doğru adımlarla bu riskler en aza indirilebilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, bilgiyle hareket etmek ve işi rastlantıya bırakmamaktır.
Eğer tüm bu kontroller yapılırsa, hacizli bir mülk aslında uygun fiyata alınabilecek akıllıca bir yatırım da olabilir.
İşte bu noktada rızaya dayalı satış yani rızaen satış sistemi devreye giriyor. Borçlu ve alıcı anlaşarak mülkü birlikte satmak isterse, bu yöntemle satış yapılabiliyor. Böylece hem haciz şerhi kaldırılıyor hem de satış çok daha temiz ve hızlı şekilde gerçekleşiyor. Alıcı için en güvenli yöntemlerden biri bu. Çünkü süreç şeffaf ilerliyor ve ileride sürprizle karşılaşma riski en aza indiriliyor.
Rızaen satış, 2025 itibarıyla hem yatırımcılar hem de alacaklılar tarafından giderek daha fazla tercih ediliyor. Bu yöntem sayesinde tapuda hâlâ haciz şerhi bulunsa da, tarafların mutabakatı ile satış öncesi şerh kaldırılıyor. Böylece tapu devri sorunsuz biçimde gerçekleşiyor.
Sonuç: Risk Vardır Ama Yönetilebilir
Evet, haciz şerhi olan bir mülkü almak bazı riskleri barındırır. Ancak bu, her zaman kötü bir tercih olduğu anlamına gelmez. Riskleri doğru analiz eden, tapu ve hukuki süreçleri inceleyen ve profesyonel destek alan kişiler için bu mülkler ciddi birer fırsat olabilir. Özellikle rızaen satış gibi çözümlerle, şerhli taşınmazlar üzerinde oluşan sorunlar büyük oranda çözülebilir.
Unutmayın, önemli olan mülkün fiyatı değil; o fiyatın arkasında yatan detaylardır. İyi bir analiz, sağlam bir danışmanlık ve dikkatli bir takip ile hacizli bir gayrimenkul, düşündüğünüzden çok daha kazançlı olabilir. Satış nasıl yapılabilir birkaç maddeyle bakalım:
Bu yöntemlerde haciz şerhinin durumu ve kaldırılması sürecinin doğru yönetilmesi gerekir.
Rızaen satış, borçlu ile alacaklının karşılıklı anlaşmasıyla hacizli taşınmazın değerine uygun şekilde satılmasıdır. Bu yöntem borçlu için zararı azaltır, alacaklı için hızlı ve güvenli tahsilat sağlar, alıcı için de sorunsuz bir tapu elde etmesine olanak verir. Rızaen satışta haciz şerhi satıştan önce kaldırılır, tapu işlemleri problemsiz tamamlanır. Bu yüzden haciz şerhi kaldırma süreci dikkatle yönetilmelidir.
İcra ihalesinde hacizli taşınmaz açık artırmaya çıkarılır. En yüksek teklif verene satılır. Satış tamamlandıktan sonra tapuda haciz şerhinin kaldırılması gerekir. Bu yöntem risklidir çünkü genelde taşınmaz piyasa değerinin altında satılır. Alıcı bazı hukuki sorunlarla karşılaşabilir. Bu yüzden iyi araştırmak gerekir.
Haciz Şerhi Kaldırma Sürecinde Karşılaşılan Sorunlar;
Bu yüzden uzman yardımı almak en iyisidir. Borcunu ödemeyen kişi, taşınmaz üzerinde işlem yapamaz. Alıcı ise hacizli malı alırken risk taşır. Borcunu bilmeden devralabilir. Bu yüzden alıcıların tapu kayıtlarını dikkatlice incelemesi çok önemli.
Haciz Şerhinden Kurtulmak İçin Öneriler;
Haciz şerhi süreci karmaşık görünebilir ama doğru bilgi ve destekle üstesinden gelmek mümkün. Borcun ödenmesi ve resmi işlemlerin tamamlanması şart. (Unutmadan belirtmek gerekir ki, haciz olan maldaki kamu borçları ödenmesi halinde satış işlemi alacaklı ile anlaşılarak haciz kaldırılabilir ve alıya satış yapılabilir. Tabii ki yazımızın önceki bölümlerinde belirttiğimiz anlaşma koşullarına uyulması gerekir.) Şerhin kaldırılması hem borçlunun özgürlüğü hem de taşınmazın değerini korumak için önemli. Bu yüzden süreci dikkatle yönetmek, gerektiğinde uzman yardımı almak şarttır.
Haciz şerhi konusu, çoğu zaman insanlar için korkutucu olabilir. Çünkü taşınmazınızın üzerinde böyle bir kısıtlama olduğunda, aklınızda pek çok soru işareti oluşur; “Evimi satabilir miyim?”, “Bu durum benim hakkımı nasıl etkiler?”, “Şerhi kaldırmak ne kadar sürer?” gibi. Aslında bu süreci daha iyi anlamak, işi kolaylaştırmanın ilk adımıdır.
Borçluysanız, paniğe kapılmak yerine, durumu sakinlikle değerlendirmek önemli. Unutmayın ki her sorun mutlaka bir çözümle son bulur. İsterseniz borcunuzu yapılandırabilir, isterseniz Rızaen Satış gibi sistemlerle hem alacaklıların hem de sizin haklarınızı koruyacak adımlar atabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, bu süreçte uygun rehberlik almak, hem finansal hem de psikolojik açıdan önemli bir destek sunar. Yasal prosedürler zaman zaman karmaşık görünmekle birlikte, alanında uzman ekiplerin müdahalesiyle süreç daha hızlı ve güvenli bir biçimde ilerleyebilir.
Bu nedenle, tapuda haciz şerhi bulunması durumunda umutsuzluğa düşmemek, süreci etkin bir şekilde yönetmek ve en uygun adımları atmak gerekmektedir.
Haciz şerhinin tapu kaydına işlenmesi, alım satım sürecinde önemli zorluklar oluşturur. Öncelikle tapu işlemlerindeki gecikmeler, hem alıcı hem de satıcı tarafında belirsizlik yaratır. Satıcı, taşınmazı hızlıca elden çıkaramayınca ekonomik açıdan zorlanabilir; alıcı ise satın alma sürecini tamamlayamadığı için başka fırsatları kaçırabilir. Bu durum taraflar arasındaki güveni zedeler ve bazen taraflar arasında anlaşmazlıklara yol açar.
Bankaların konut kredisi veya ipotek onayı süreçleri de bu engellerden doğrudan etkilenir. Haciz şerhi bulunan bir taşınmaz için kredi almak çoğunlukla mümkün olmadığından, alıcı alternatif finansman arayışına girer. Bu da hem süreçleri uzatır hem de maliyetleri artırır.
Piyasa değeri açısından baktığımızda ise haciz şerhinin varlığı, taşınmazın değerini önemli ölçüde düşürür. Çünkü potansiyel alıcılar risk faktörünü göz önüne alarak fiyatı aşağı çeker veya satın almaktan vazgeçer. Sonuç olarak, mülkün satılabilirliği zorlaşır ve uzun süre piyasada kalabilir.
Uzun vadede, haciz şerhi nedeniyle taşınmazın işlem görmemesi, sahibinin finansal hareket kabiliyetini kısıtlar. Bu da kişinin ekonomik planlarını sekteye uğratabilir. Tüm bu pratik zorluklar, haciz şerhi kaldırılmadan taşınmazla ilgili işlemlerin yapılmasının ne kadar güç olduğunu gözler önüne serer.
Haciz şerhiyle ilgili süreç kulağa karmaşık ve zor gibi gelse de, aslında biraz dikkat ve doğru bilgiyle aşılması mümkün bir durumdur. İnsanlar çoğu zaman borç konularında stres yaşar, hatta neredeyse işin içinden çıkamaz hale gelirler. Ama burada önemli olan, panik yapmamak ve ne yapılması gerektiğini bilmektir.
Borcunuz varsa, yapılandırma ve taksitlendirme gibi seçenekleri mutlaka değerlendirin. Çünkü bu tür çözümler, süreci hem sizin için hem de alacaklı taraf için kolaylaştırır. Açıkçası, karşılıklı iletişim kurmak bazen işleri oldukça hızlandırıyor.
Haciz şerhi konulan bir taşınmaz üzerinde işlem yapılamıyor, evet, bu doğru. Ama bunun kalıcı olmadığını unutmamak lazım. Borcunuzu kapattığınız an, üzerinizdeki bu kısıtlama da kalkıyor ve taşınmaz tamamen sizin kontrolünüze geçiyor. Böyle zamanlarda biraz sabırlı olmak ve süreci dikkatlice takip etmek çok işe yarıyor.
Özellikle de hukuki mevzuat bazen karmaşık olabiliyor; işte bu yüzden işin uzmanlarından destek almak gerçekten çok önemli.
Profesyonel yardım almadan işlerinizi yürütmeye çalışmak, işleri uzatabilir ve gereksiz stres yaşamanıza sebep olabilir. Avukatınız veya emlak danışmanınız size sürecin her aşamasında yol gösterir, hangi belgeyi ne zaman teslim edeceğinizi söyler, olası engelleri önceden görüp çözümler sunar. Böylece kafanız rahat olur, hem zamandan kazanırsınız hem de hata yapma ihtimaliniz azalır. Zaten böyle önemli bir konuda hata yapmak en son isteyeceğiniz şeydir.
Bir de işin takibi var. Belgelerin zamanında teslim edilmesi, resmi mercilerle doğru iletişim kurulması sürecin hızlı ilerlemesini sağlar. Bu yüzden her aşamada yapılacakları dikkatlice takip etmek, gereksiz gecikmeleri önler. Unutmayın, aceleci davranmak değil, planlı ve sistemli ilerlemek en iyisidir.
Şerhin kalkması demek, mali özgürlüğünüze kavuşmak demektir. Bu süreç biraz sabır ister ama doğru adımlarla ve destekle üstesinden gelmek mümkün. Siz de aklınıza takılanları sormaktan çekinmeyin, uzmanlarımız her zaman yanınızda. Çünkü her sorun bir çözümle biter, önemli olan doğru yolu bulmak ve kararlılıkla ilerlemektir.
Uzman Ekibimiz Yanınızda, Bunu Sakın Unutmayın!
Uzman ekibimiz her zaman yanınızda. Sorularınız ya da talepleriniz için bize ulaşabilirsiniz. Sorunlarınıza güvenle çözüm bulmak için buradayız.
Akşemsettin Mahallesi, Halıcılar Caddesi, No:98 Kat:2, 34080 Fatih/İstanbul
444 8 120
📌 Gayrimenkul satış süreçlerinde uzman bir ekip olarak, borçlu, hacizli ya da icralık taşınmazlarınızı değerinde ve güvenli bir şekilde satışa sunmanız için buradayız. Türkiye genelinde edindiğimiz saha deneyimi ve çözüm odaklı yaklaşımımızla, size en doğru yolu birlikte planlıyoruz.